Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Ekonomi programının siyasi sahiplenilmesinin güçlü olduğunu vurgulayan Şimşek, "Öngörülebilirlik giderek artıyor, ekonomi politikalarımız tutarlı. Negatif söylemler artık karşılık bulmuyor" dedi.
"TÜRKİYE'NİN KAMU BORCU DÜŞÜK"
Türkiye'nin kamu borcunun milli gelire oranla düşük seviyede olduğunu ifade eden Şimşek, bütçe disiplininin hızla sağlandığını belirtti. Deprem harcamaları ve EYT düzenlemesine rağmen bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9'a gerilediğini kaydeden Şimşek, gelişmekte olan ülkelerde bu oranın ortalama yüzde 6,3 seviyesinde olduğuna dikkat çekti.
Kamunun brüt borç stokunun milli gelire oranının yüzde 25'in altında olduğunu belirten Şimşek, hanehalkı ve özel sektör borçluluğunun da küresel ortalamalara göre düşük seyrettiğini ifade etti.
CARİ AÇIKTA İLERLEME, FAZLA İÇİN ERKEN
Türkiye'nin cari açık sorununu büyük ölçüde çözdüğünü söyleyen Şimşek, "Cari fazla için henüz erken" değerlendirmesinde bulundu.
Ocak ayında Londra, New York ve Hong Kong'da yaklaşık 800 yatırımcıyla temas kurulduğunu aktaran Şimşek, bu yoğun ilginin en son 2013 yılında yatırım yapılabilir kredi notu döneminde görüldüğünü belirtti.
"GÜÇLÜ HİKÂYE" VE JEOPOLİTİK VURGU
Yatırımcı ilgisinin üç temel nedene dayandığını ifade eden Şimşek, bunların başında Türkiye'nin gelişmekte olan ülkeler arasında "güçlü bir hikâyeye" sahip olmasının geldiğini söyledi. Dezenflasyon sürecine rağmen büyümenin dirençli kaldığını vurgulayan Şimşek, büyüme potansiyelinin daha sürdürülebilir bir zemine oturtulmasının hedeflendiğini belirtti.
Jeopolitik konumun da yatırımcı ilgisini artırdığını kaydeden Şimşek, Türkiye'nin güvenlik ve savunma alanındaki konumunun yeni küresel düzende önemini koruduğunu ifade etti.
"KKM'DEN BAŞARILI ÇIKIŞ YAPTIK"
Kur Korumalı Mevduat (KKM) sisteminden başarılı bir çıkış süreci yürütüldüğünü söyleyen Şimşek, 143 milyar dolara ulaşan KKM stokunun büyük ölçüde tasfiye edildiğini belirtti.
En kritik meydan okumanın enflasyon olduğunu dile getiren Şimşek, dezenflasyon sürecinin 2024'ün ikinci yarısından itibaren başladığını ifade etti. 2024 yılı enflasyonunun yüzde 44, 2025 yılı enflasyonunun ise yüzde 30 civarında tamamlandığını belirten Şimşek, programın kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı.
ENFLASYONDA BAHAR AYLARINA DİKKAT
Ocak ve şubat aylarında enflasyonun mevsimsel etkilerle görece yüksek geldiğini ifade eden Şimşek, bunun kalıcı bir bozulma anlamına gelmediğini söyledi.
"Mart, Nisan ve Mayıs aylarında geçmiş dönem ortalamalarının altına düşebiliriz" diyen Şimşek, bu yılki yağışların olumlu seyretmesinin gıda fiyatları üzerinde dengeleyici bir etki oluşturabileceğini belirtti.
Şimşek, enflasyonla mücadelenin temel öncelik olduğunu yineleyerek, programın sabır ve kararlılıkla uygulanmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.