Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan komisyonun hazırladığı ortak raporun bu hafta tamamlanması beklenirken, yeni infaz düzenlemesine ilişkin ayrıntılar da netleşmeye başladı. Çalışmalar kapsamında önce geçici bir yasal düzenleme, ardından infaz sistemine yönelik kapsamlı değişikliklerin gündeme gelmesi planlanıyor.
İktidara yakın Türkiye Gazetesi'nde yer alan bilgilere göre hazırlanacak düzenleme, yalnızca varlığını sona erdirdiği tespit edilen örgütleri kapsayacak ve diğer suç tipleri ya da yapılar için emsal oluşturmayacak şekilde sınırlandırılacak.
SUÇA KARIŞMAMIŞ ÖRGÜT ÜYELERİ İÇİN ADLİ KONTROL MODELİ
Taslakta, suça karışmamış PKK mensuplarının bir yıl içinde güvenlik birimlerine başvurmaları halinde cezaevine girmeden adli kontrol hükümlerine tabi tutulmaları öngörülüyor.
Bu kişiler hakkında doğrudan cezasızlık uygulanmayacak; ancak infaz süreci cezaevi yerine adli kontrol mekanizmasıyla yürütülecek. Beş yıl boyunca yeniden suç işlememeleri halinde adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması planlanıyor.
CEZAEVİNDEKİ ÖRGÜT MENSUPLARI İÇİN AYRI İNFAZ REJİMİ
Suç işlemiş veya halen cezaevinde bulunan örgüt üyeleri için ise farklı bir infaz modeli değerlendiriliyor. Buna göre herhangi bir genel af gündemde bulunmazken, cezasının büyük bölümünü tamamlayanların kalan süreyi dışarda infaz edebilmesine imkân tanınması tartışılıyor.
Ağırlaştırılmış müebbet ya da müebbet hapis cezası alanların 25 yıl cezaevinde kalmaları durumunda, 10 yıllık şartlı salıverme hükümlerine tabi olabilecekleri ifade ediliyor. Ancak bu kişilerin sıkı adli kontrol altında tutulması ve yeniden suç işlemeleri halinde cezaevine geri gönderilmeleri öngörülüyor.
ÖCALAN İÇİN ÖZEL DÜZENLEME GEREKİR
Mevcut Ceza İnfaz Kanunu hükümlerine göre, ağırlaştırılmış müebbet alan ve örgüt faaliyeti kapsamında suç işleyen kişiler şartlı salıvermeden yararlanamıyor. Bu nedenle Abdullah Öcalan için benzer bir infaz modelinin gündeme gelmesi halinde kanunda değişiklik yapılması gerekiyor.
İktidar cephesinde bu konuda henüz netleşmiş bir karar bulunmadığı, çalışmaların sürdüğü belirtiliyor.
Yeni düzenlemenin mart ayında Meclis gündemine gelmesi ve ardından Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ile Ceza Muhakemesi ve infaz mevzuatında uyum değişikliklerinin yapılması bekleniyor.