ABD Başkanı Donald Trump, artan ABD–İran gerilimi bağlamında hem askeri güç gösterisi hem de diplomasi trafiğini eş zamanlı yürüttüklerini belirtti. Trump’ın açıklamaları, Beyaz Saray’dan yapılan yoğun askeri sevkiyatın ortasında geldi ve Washington’un tüm seçenekleri masada tuttuğu mesajını yansıtıyor.
Trump, İran’a doğru ilerleyen Amerikan deniz gücünü “devasa bir armada” olarak nitelendirerek, bu görevin Venezuela’ya gönderilen filosundan çok daha büyük ve kapsamlı olduğunu söyledi. ABD, özellikle USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve eskort unsurlarını bölgeye konuşlandırdı ve donanma varlığını artırmaya devam ediyor; Pentagon’un olası talimatlara hazır beklediği bildirildi.
Trump, diplomasiye hâlâ kapı aralık bıraksa da İran’ın taleplerine ilişkin belirsizlikler olduğuna dikkat çekti. ABD lideri, İran’ın gerçekten bir anlaşma yapmak istediğini öne sürmekle birlikte, “Eğer bu anlaşma sağlanamazsa, neler olacağını hep birlikte göreceğiz” diye konuştu.
ABD’nin askeri yığınağı, bölgedeki asker sayısını yaklaşık 50 bine çıkardı ve yeni muhripler ile savaş gemileri bölgeye sevk edildiği bildirildi. Bu adım, Washington’un İran’ın nükleer programı ve bölgedeki potansiyel istikrarsızlık riskleri konusundaki sert tavrını göstermesi olarak değerlendiriliyor.
Tahran yönetimi ise Trump’ın tehditlerine karşılık daha önce yaptığı açıklamalarda, müzakerelerin tehditler altında yapılamayacağını savunarak, diyalog için şartlarının adil ve eşitlikçi olması gerektiğini belirtmişti. İran ayrıca herhangi bir saldırıya karşı güçlü bir yanıt verebileceğini ifade etti.
Bu gelişmeler, İran’da sert şekilde bastırılan protestoların ardından bölgesel gerilimin daha da derinleştiği bir dönemde yaşanıyor. İran’da protestoculara karşı devam eden baskılar ve artan uluslararası tepkiler, Washington ile Tahran arasındaki diplomatik ve askeri gerilimi yükseltiyor.