Çayırova Belediyesi’nde yaşananlar, “bürokratlık” ile “siyasetçilik” arasındaki çizginin bilinçli şekilde silindiğini gözler önüne seriyor. Öyle bir özel kalem müdürü düşünün ki; meclis üyelerini, başkan yardımcılarını, hatta belediye başkanını bile gölgede bırakıyor. Son dönemde Özel Kalem Müdürü Aydın Turan, sergilediği ölçüsüz görünürlükle belediyeyi adeta kendi vitrinine çevirmiş durumda.
Umreden dönen vatandaş ziyaretleri, cenazeler, taziyeler, özel gün paylaşımları… Belediye sayfalarında neredeyse her karede Aydın Turan var. İlçede artık “Bir nikâh kıymadığı kaldı” sözü alaycı bir espri olmaktan çıkıp, rahatsızlığın açık ifadesine dönüşmüş durumda.
BU GÖREV TANIMI DEĞİL, SİYASİ GÖSTERİ
Özel Kalem Müdürlüğü, idari bir görevdir; siyasi şov alanı değildir. Ancak Turan’ın sahadaki tavrı, bunu bilinçli şekilde yok saydığını gösteriyor. İlçede seçilmiş meclis üyeleri ortada yokken, atanmış bir bürokratın siyasi figür edasıyla dolaşması, “yetki gaspı mı var?” sorusunu beraberinde getiriyor.
Bu tablo, yalnızca bir görünürlük meselesi değil; açıkça kurumsal hiyerarşinin aşındırılmasıdır. Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi’den daha fazla öne çıkan bir özel kalem müdürü görüntüsü, Çayırova Belediyesi’ni ciddiyet kriziyle karşı karşıya bırakıyor.
“HALİFELİK” HESABI MI YAPILIYOR?
Kulislerde konuşulan iddialar ise daha da çarpıcı. Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi’nin milletvekilliği hedefi doğrultusunda, kendi sonrası için Aydın Turan’ı parlatmaya başladığı öne sürülüyor. Yani Çayırova’da belediyecilik değil, kişisel gelecek planları sahneleniyor.
Bu durum, yıllardır teşkilatta emek veren AK Partili isimler açısından açık bir saygısızlık olarak yorumlanıyor. Parti örgütleri dururken, atanmış bir ismin fiilen “halef” gibi servis edilmesi, teşkilat tabanında ciddi huzursuzluk yaratmış durumda.
TEŞKİLAT RAHATSIZ, TABAN TEPKİLİ
AK Parti’nin Çayırova’daki yerleşik kadroları, Aydın Turan’ın bu kontrolsüz çıkışından son derece rahatsız. Birçok partili, bu tabloyu “şımartılmış bürokrat sendromu” olarak nitelendiriyor. Belediyenin kurumsal kimliği, kişisel PR alanına dönüştürülmüş durumda.
Sorulan soru net:
Bu cesaret nereden geliyor?
Ve daha önemlisi:
Bu sınırsız görünürlüğe kim ‘dur’ diyecek?
ERKEN BAŞLAYAN ŞOV, SERT BİTER Mİ?
2029 yerel seçimlerine daha uzun süre varken Aydın Turan’ın bu denli agresif bir şekilde sahaya sürülmesi, Çayırova siyasetinde erken bir güç gösterisi olarak okunuyor. Ancak siyasette kural nettir: Yetkiyi aşan hızla yükselir ama sert düşer.
Çayırova artık belediye hizmetlerini değil, bir özel kalem müdürünün siyasi hırslarını konuşuyor. Bakalım AK Parti teşkilatları bu dayatılan tabloya sessiz mi kalacak, yoksa bu kontrolsüz çıkışa net bir fren mi koyacak?

