Türkiye’de emeklilik sistemi, demografik değişim ve ekonomik dinamiklerin etkisiyle önemli bir sınavdan geçiyor. Nüfusun hızla yaşlanması, doğurganlık oranlarının düşmesi ve maaş bağlama oranlarındaki gerileme, sistemin geleceğine yönelik endişeleri artırıyor.
Uzmanlara göre mevcut sistemde çalışanların daha uzun süre prim ödemesine rağmen emekli maaşlarının beklenen ölçüde artmaması, hatta bazı durumlarda yerinde sayması dikkat çekici bir sorun olarak öne çıkıyor. Bu durumun özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde daha belirgin hale geldiği ifade ediliyor.
Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği açısından kayıt dışı istihdamla mücadele, prim tabanının genişletilmesi ve kurum gelirlerinin artırılması kritik başlıklar arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra esnek çalışma modellerine uyum sağlanması ve artan sağlık harcamalarının dengelenmesi de gündemdeki önemli konular arasında bulunuyor.
Ekonomistler, mevcut yapının çalışanları teşvik etmekten uzak olduğunu belirterek, daha fazla prim ödeyenin daha yüksek maaş alacağı adil bir sistemin kurulması gerektiğini vurguluyor. Bu kapsamda, kapsamlı bir reform sürecinin kaçınılmaz olduğu değerlendiriliyor.
Önümüzdeki dönemde atılacak adımların, hem sistemin mali dengesini hem de çalışanların sosyal güvenlik sistemine olan güvenini doğrudan etkilemesi bekleniyor.