İRAN'DAN PEŞ PEŞE SERT MESAJLAR: "10 YIL SAVAŞIRIZ, HÜRMÜZ BOĞAZI ARTIK GÜVENLİ DEĞİL"

Tahran yönetimi, Keşm Adası'ndaki tuzdan arındırma tesisinin vurulmasının ardından bölge ülkelerine ültimatom verirken, Devrim Muhafızları ABD ile on yıl sürecek bir savaşa hazır olduklarını açıkladı.

DÜNYA 10.03.2026 13:33:00 0
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult
İRAN

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki Keşm Adası'nda bulunan bir tatlı su arıtma tesisine saldırı düzenlediğini duyurdu. Arakçi, saldırı nedeniyle 30 köyün suya erişiminin kesildiğini belirterek, "ABD, Keşm Adası'ndaki bir tatlı su arıtma tesisine saldırarak açık ve çaresiz bir suç işledi. İran'ın altyapısına saldırmak, tehlikeli bir harekettir ve ağır sonuçları olacaktır. Bu emsali ABD oluşturdu, İran değil" ifadelerini kullandı.

Pakistan Today ve Dawn gazetelerinin haberlerine göre, İranlı yetkililer saldırıyı "savaş suçu" olarak nitelendirerek uluslararası soruşturma çağrısında bulundu. İran Kızılayı da saldırılarla ilgili resmi olarak şikayette bulundu.

Daha detaylı bir inceleme, saldırının hemen ardından bölgede ikinci bir patlamanın meydana geldiğini ortaya koydu. İsfahan Valiliği güvenlik ve kolluk kuvvetleri yardımcısı Ekber Salehi, Keşm Adası'ndaki saldırının ardından İsfahan'a bağlı Necefabad kentinde bir trafik ofisinin vurulduğunu, ilk saldırıdan dakikalar sonra aynı noktaya ikinci bir füzenin isabet ettiğini açıkladı. Bu "çifte vuruş" (double-tap) taktiği sonucu, belediyeye ait bir binada bulunan ofiste 19 sivil hayatını kaybetti.

ULUSLARARASI HUKUK VE SAVAŞ SUÇU İDDİALARI

İran Kızılayı Başkanı Pir Hüseyin Kolivend, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) gönderilmek üzere kapsamlı bir rapor hazırladı. Raporda, çatışmaların başlangıcından bu yana 6.600'den fazla sivil yapının hasar gördüğü veya yok edildiği belirtiliyor. Kolivend'in saha değerlendirmesine göre, 7.943 konut, 1.617 ticari ünite, 32 ecza ve tıp merkezi ile 65 eğitim kurumu saldırılardan etkilendi.

Şiraz'daki Zibashahr Parkı'na düzenlenen ayrı bir hava saldırısı ise uluslararası hukuk uzmanlarının dikkatini çekti. New Lines Magazine'in soruşturmasına göre, park içindeki acil tıbbi müdahale ekibinin bulunduğu üs vuruldu ve 20 kişi öldü, 30 kişi yaralandı. Yaralılardan üçü sağlık görevlisiydi. Uydu görüntüleri, sadece 200 metre ötede bulunan Devrim Muhafızları'na ait askeri tesisin ise hasar almadığını gösterdi.

Rutgers Üniversitesi'nden silahlı çatışma hukuku profesörü Adil Haque, durumu "açıklanamaz" olarak nitelendirirken, eski bir Pentagon hedef belirleme şefi olan Wes Bryant, modern mühimmatın hassasiyeti göz önüne alındığında böyle bir "kaza" ihtimalinin çok düşük olduğunu belirtti.

BAHREYN'DEKİ TESİSE İRAN SALDIRISI

İran'ın Keşm Adası'ndaki saldırıya ilişkin suçlamalarına karşılık, Bahreyn de benzer bir iddiada bulundu. Bahreyn İçişleri Bakanlığı, pazar günü bir İran insansız hava aracının ülkedeki bir su tuzdan arındırma tesisine saldırarak "maddi hasara" yol açtığını duyurdu. Bahreyn yönetimi, Tahran'ı "ayrım gözetmeksizin" sivil hedefleri vurmakla suçladı. Ancak Bahreyn Ulusal İletişim Ofisi daha sonra yaptığı açıklamada, saldırının su kaynakları veya şebeke kapasitesi üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığını bildirdi.

STRATEJİK BİR HEDEF: SU ALTYAPISI VE BÖLGESEL KIRILGANLIK

Uzmanlar, çatışmaların odağı haline gelen tuzdan arındırma tesislerinin Körfez ülkeleri için hayati önem taşıdığı konusunda uyarıyor. Katar'daki Northwestern Üniversitesi'nden Dr. Marc Owen Jones, BBC Radio 4'e yaptığı açıklamada, "Bu tesisler hayati önem taşıyor. Belirli tuzdan arındırma tesislerine saldırılırsa, Riyad'ın bir hafta içinde tahliye edilmesi gerekebilir" dedi.

Körfez ülkeleri, su ihtiyaçlarının büyük bir kısmını bu tesislerden karşılıyor. Fransız Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün (IFRI) 2022 raporuna göre, Kuveyt içme suyunun %90'ını, Umman %86'sını, Suudi Arabistan %70'ini ve Birleşik Arap Emirlikleri %42'sini tuzdan arındırma yoluyla elde ediyor.

Bu kırılganlık yeni bir durum değil. 2008 yılına ait ve WikiLeaks tarafından yayınlanan bir ABD diplomatik kablosu, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ın su ihtiyacının %90'ını karşılayan tek bir tesise (Jubail) dikkat çekerek, "Bu tesis, boru hatları veya ilgili enerji altyapısı ciddi şekilde hasar görür veya yok edilirse, Riyad'ın bir hafta içinde tahliye edilmesi gerekecektir" uyarısında bulunuyordu. CIA'in 2010 tarihli bir analizi de benzer şekilde, tuzdan arındırma tesislerine yönelik saldırıların Körfez ülkelerinde ulusal krizleri tetikleyebileceğini öngörmüştü.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nden (CSIS) su güvenliği uzmanı David Michel, İran'ın bu taktiğini "asimetrik bir manevra" olarak değerlendiriyor: "İran, ABD ve İsrail'e aynı kapasitede karşılık veremez. Ancak Körfez ülkelerine maliyet dayatma ve onları ateşkes için baskı yapmaya itme imkanına sahip".

Su ekonomisti Esther Crauser-Delbourg ise durumun vahametini şu sözlerle ifade ediyor: "Suya saldırmaya cesaret eden ilk taraf, bugünkünden çok daha büyük bir savaşı tetikler".

HÜRMÜZ BOĞAZI VE KÜRESEL EKONOMİYE TEHDİT

İranlı yetkililer, su altyapısına yönelik saldırılarla eş zamanlı olarak küresel enerji sevkiyatının kilit noktası Hürmüz Boğazı'nı da hedef alan açıklamalar yaptı. Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani, bölgedeki çatışmalar nedeniyle Hürmüz Boğazı'nda güvenliğin sağlanmasının "imkansız" olduğunu belirtti . Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de operasyonların başından bu yana petrol fiyatlarının iki katına çıktığına dikkat çekerek, "Birçok sürprizimiz var" uyarısında bulundu.

DEVRİM MUHAFIZLARI'NDAN 10 YILLIK SAVAŞ MESAJI

İran cephesinden en sert askeri çıkış ise Devrim Muhafızları'ndan geldi. Devrim Muhafızları Danışmanı Tuğgeneral Serdar İbrahim Cabbari, ABD'nin askeri baskısına karşı meydan okuyarak, "Bilgili biri olarak söylüyorum: Amerika Birleşik Devletleri ile en az on yıl sürecek bir savaşa tamamen hazırız" dedi. Bu açıklama, Tahran'ın uzun soluklu bir çatışmaya hazır olduğu şeklinde yorumlandı.

İRAN'IN KENDİ SU KIRILGANLIĞI

Tüm bu tehditlere rağmen İran'ın kendisi de ciddi bir su kriziyle boğuşuyor. Üst üste beşinci yılını dolduran kuraklık nedeniyle Tahran'daki beş büyük barajın su seviyesi kapasitenin yaklaşık %10'una kadar geriledi. Geçen yaz Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, bu durum devam ederse başkentin tahliye edilmesi gerekebileceği uyarısında bulunmuştu.

İran, içme suyunun büyük kısmını nehirler, göller ve yeraltı sularından sağlıyor. Keşm Adası'ndaki tesis gibi tuzdan arındırma tesislerinin ülke genelindeki payı sınırlı. Ancak uzmanlar, devam eden çatışmalar ve ekonomik krizin, İran'ın zaten kırılgan olan su altyapısını daha da baskı altına alacağı görüşünde.

Yorumlar (0 Yorum)
Adınız
E-Posta
Telefon
Yorumunuz
  • Salı 14.2 ° / 2.7 ° Güneşli
  • Çarşamba 12.8 ° / 4 ° Güneşli
  • Perşembe 10 ° / 4.2 ° false