İbrahim Uzun


AYASOFYA'YI AÇSANIZ DA, KAYBEDECEKSİNİZ!

Değil Ayasofya’yı açmak, Yunan adalarını geri alsalar, tekeri patlamış kamyon gibi baş aşağı siyasi gidişlerini durduramayacaklar..


4 eğilim denilen, her kesimden oy aldıkları, demokratları, liberalleri, hatta benim gibi birçok muhafazakar demokratı kaybettiler..
Ortanın sağından, merkez sağdan uzaklaştılar..

Hızla sağın sağına doğru yol alıyorlar..
Bunun en bariz örneği, daha dün ‘Sultanahmeti doldurun hele’ diye mitingde Ayasofya sloganı atan partililerini fırçalamıştı Erdoğan..

Hızla eriyen muhafazakar ve sağın sağında ki oyları da konsolide etme amacıyla ‘getirisi götürüsük ne olur, Avrupada camii kundaklanırsa, birileri istedi diye açmayız’ durumundan, birden bire bu söylemlerin tam tersi istikamette Ayasofyayı açtılar..

Eyvallah, açılsın..

Zira, her şartta, fırça yemek pahasına, biz açılsın diyen taraftaydık zaten..

Lakin; Ayasofyayı, Cuma namazını siyasetin ve yine kutuplaşmanın tam göbeğine yerleştirip rant devşirmek, ekstradan oy getirmeyecek, oy kaybettirecektir.

Niye mi?

Erdoğan’dan sonra, bugünde hutbede Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Atatürkü üstü kapalı suçlamasını bu halk unutmaz, unutmayacaktır..

Artık bu ülkede Atatürkü hainlikle suçlamak üst perdelerden yapılır hale geldiyse, değil Ayasofyayı açmak, Yunan adalarını Türk topraklarına katsanız, Vatikanı fethetseler, kaybetmeye mahkumlar..

Püsküllü tarihi değil, gerçek tarihi öğrenmekten gafil olanlar bilsinler ki, o zamanın şartlarında, Ayasofyayı şartlar olgunlaşıp tekrar cami olabilme yolunu açık tutmak maksadıyla Ayasofyanın tapusunu 1936’da ‘Ayasofya Camii Kebir’ olarak çıkartan Atatürk, İstanbulu ve dahi Anadoluyu İngiliz ve düşman işgalinden kurtarmasaydı, pasaportla girecekleri İstanbul’da camiye çevirecebilecekleri Ayasofya değil, Kilise bulacaklardı belkide..