Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi yine sahnede, yine kameralar karşısında, yine “büyük işler” peşinde! Bu kez El Cezire gibi dev bir uluslararası kanala verdiği röportajla “dünya starı” oldu. Konu ne mi? Tabii ki “Uluslararası Mekke Film Platosu”. Aman ha kaçırmayın, Çayırova’da Hollywood rüzgârları esiyor! Şimdilik sadece rüzgâr, çünkü esen tozdan başka bir şey gören yok.
“ULUSLARARASI” DEDİK, PLATODAN ÖTE ÇUKURLARIMIZ VAR!
Bünyamin Bey, El Cezire kameralarına poz verirken, yanında yapımcı Bilal Kalyoncu ile birlikte “Çayırova’da yükselen kültür-sanat projesini” anlatmış. Ne güzel! Peki Çayırova’da yükselmeyen ne var biliyor musunuz? Yollar! Kaldırımlar! Altyapı! O platoda çekilecek filmlerde figüranlık yapacak kadar bile düzgün zemin yok ilçede.
Sayın Başkan, El Cezire izleyicilerine anlattınız mı mesela:
- Hangi mahallede yağmurda lastik çizmesiz yürünemediğini?
- Hangi sokakta araba lastiğinin patlamasının “normalleştiğini”?
- Çocukların okula giderken hangi çukurlara düşme tehlikesi atlattığını?
Yoksa sadece “uluslararası” kelimesini 40 kere tekrarlayıp, “Şu platoyu bir bitirelim de sonra yolları düşünürüz” mü dediniz? O zaman geçmiş olsun, Çayırova halkı film şeridi gibi akan hayatında, o platodan çıkacak filmleri izlerken lastik değiştirmeye devam eder.
ÖZEL SEKTÖR YAPIYOR, BELEDİYE POZ VERİYOR!
İşin en komik tarafı ne biliyor musunuz? Bu platonun Çayırova Belediyesi ile uzaktan yakından ilgisi yok! Özel bir şirket tarafından kuruluyor. Belediye Başkanı’nın katkısı: Fotoğraf çektirmek, röportaj vermek, “bizde de böyle şeyler oluyor” havası yaratmak. Yani bizim başkan, “proje ev sahibi” rolünde.
Peki asıl ev sahibi olması gereken yer neresi? Belediye hizmet binasının önündeki çukurlar! Ama oralarda kimse kamera çekmiyor, El Cezire oraları çekmez çünkü “haber değeri” yok. Oysa Çayırova halkı için haber değeri olan şey, belediyenin iş yapması, fotoğraf değil!
TAHİR BÜYÜKAKIN’IN SIRTINDAN “BAŞKANLIK” OYNAMAK!
Ey Çiftçi, tek cümleyle “Tahir Büyükakın’ın yaptığı projelere oturuyorsun.” Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın Çayırova’ya kazandırdığı projeler ortada: yollar, köprüler, sosyal tesisler… Peki ya ilçe belediyesi?
Sayın Çiftçi, büyükşehrin yaptıklarını “ilçede hizmet” diye pazarlamaya bayılıyor. Ama kendi eliyle yaptığı tek şey: marul ekmek ve film platosunda figüranlık yapmak!
Sayın Başkan, siz o platoda figüran olarak oynayabilirsiniz ama asıl rolünüz başkanlık. Rolünüzü iyi oynayın! O plato için etrafa yol yapılacaksa yapın, altyapı çekilecekse çekin. Yoksa “Çayırova’ya uluslararası platoyu biz kazandırdık” diye övünmek, bir başkasının evine konuk olup “benim evim” demek gibi bir şey.
MARULDAN PLATOYA: BAŞKAN’IN DEĞİŞMEYEN TEK SEVDASI “VİTRİN”
Hatırlayalım, geçen yıl “Bahçem Çayırova” projesi vardı. Marul ekti başkan. “Vatandaş toprakla buluşsun” dedi. Çok şirin, çok masum. Peki o marulların gölgesinde kalan asıl sorunlar ne oldu?
- İmar sorunları? Beklemede.
- Ulaşım keşmekeşi? Aynen devam.
- Altyapı çilesi? Hâlâ çile.
Şimdi marul bitti, sıra platoda! Başkan’ın bir sevdası var: Vitrin olsun da gerisi hikâye. El Cezire’de boy gösterdi ya, tamamdır! Vatandaş zaten televizyon izlerken “Aa bizim başkan ne kadar aktif” diye düşünür. Düşünmez mi? Düşünür tabii, çünkü başka düşünecek şey bırakmadılar.
“BU GİDİŞLE AYA YOL YAPARLAR” DEMİŞLERDİ, AMA O YOL ÇAYIROVA’YA UĞRAMAZ!
Sosyal medyada bir espri dolaşıyor: “Bu gidişle Çayırova’dan Ay’a 4 şeritli yol yapar bunlar.”
Bu espri aslında bir beddua! Çünkü mevcut belediye yönetimi, hizmet götüreceğine proje götürüyor. Ay’a yol yapana kadar, Çayırova’da bir caddeyi düzeltin de görelim. Ay’a giden yolda ilk durak Çayırova olacak ama Çayırova’nın içinde durak yok! Çünkü belediye otobüsü bile yolda kalır.
Sayın Çiftçi, siz Ay’a yol yaparken, Çayırova’da yağmurda sel olan sokakları unutmayın. O sokaklarda oturan vatandaşlar, sizin El Cezire’deki şirin röportajınızı izlerken botlarını giyip su birikintilerinde yürümeye devam ediyor.
BEDAVA MEZAR VARSA ATLAR AMA YOL YAPMAYI ATLAR!
Benim ve halkın ortak düşüncesi, “Bünyamin Çiftçi’ye bedava mezar var de içine atlar.” Çok ağır bir eleştiri, kabul edelim. Ama gerçek bu… Halk, belediyenin iş yapmadığını, şov yaptığını görüyor. Bedava mezar lafı, aslında şu anlama geliyor: “Madem iş yapmıyorsun, çekil git, ama öyle bedavacılıkla da olmaz, bir zahmet işini yap da git.”
Sayın Başkan, mezar bedava değil ama sizin projeleriniz pahalıya patlıyor. O pahalı projelerin faturasını vatandaş ödüyor. Öderken de “Ne aldık biz bu paradan karşılık?” diye soruyor. Cevap: Bir sürü fotoğraf, bir sürü röportaj, bir tane film platosu (özel sektöre ait), bir avuç marul.
SON SÖZ: PLATONUN IŞIKLARI SÖNERKEN, ÇAYIROVA’NIN SOKAKLARI KARANLIK!
Sayın Bünyamin Çiftçi, El Cezire’deki röportajınız gerçekten profesyoneldi. Kravatınız düzgündü, fonunuz şıktı, konuşmanız akıcıydı. Bir tek sorun vardı: Orada anlattığınız Çayırova ile gerçekte yaşanan Çayırova arasında uçurum var.
Uçurumun adı: Hizmet!
Uçurumun adı: Yol!
Uçurumun adı: Altyapı!
O platoda çekilecek filmler vizyona girdiğinde, Çayırovalı sinemaya gitmek için çukurlu yollardan geçmek zorunda kalacak. Belki bir gün o filmlerde, “Çayırova’da hayat ne kadar güzel” diye bir sahne olur. Ama gerçek hayat, o sahnedeki gibi değil.
Bizim için “uluslararası” olan şey, sizin platolarınız değil, hizmet anlayışınızdaki “uluslararası” uzaklık!
Bu yazı, Çayırova halkının derdine ortak olmak için kaleme alınmıştır. Marullar selam söylüyor, platodan da bekleriz. Yeter ki yollar yapılsın, gerisi teferruat.
