İbrahim Karslı


CHP’DEN BEKLENEN…

Yoğun bir baskı ortamının kurulduğu bugünlerde ülkedeki derin nefesin CHP olması gerekir.


Değerli okurlarım, sizlere bu hafta içerisinde aktif siyaset yaptığım CHP’nin 37. Olağan Kurultayı hakkında fikirlerimi yazmak istedim. Fikirlerim birçok fanatikleşmiş parti mensubunun hoşuna gitmeyecektir. Biliyorum ki fanatikler hataları göremezler. Ancak partinin ve ülkenin geleceği için fikirlerimi sansürsüz paylaşmayı, bir aydın sorumluluğu olarak kabul ediyorum. Yerel düzeyde birçok yerde temsil ettiğim ülkemizin kurucu ve kurtarıcı partisi mevcut konumundan çok daha başarılı olmak zorundadır. Kişisel hedeflerimi partinin ilkelerinin önüne koysam bu yazıyı asla yazmazdım. Ancak çocuklarım 20 yıl sonra bu yazıyı okurlarsa, babalarının ilkeli bir yazı kaleme aldığını anlayacaklardır.

Yoğun bir baskı ortamının kurulduğu bugünlerde ülkedeki derin nefesin CHP olması gerekir. İktidarın yıprandığı dönemlerde dahi belli bir oy oranını bir türlü aşamayan CHP, ülkenin iktidarına talip olması gerekirken dar alanda kısa paslaşmalarla durumu idare ediyor.

İlk soru CHP başarılı mı?  Son yerel seçimlerde büyük şehirleri kazanan CHP, adayların doğru belirlenmesi ve parti liderinin süreçte ortaya çıkmaması sonucunda kısmen başarılıdır. Belediye meclislerini kazanamamış ve yarım bir yerel iktidara sahip olmuştur.  İktidarın yönetemediği her ile kayyım atadığı ortamda, Yalova Belediye başkanlığını hukuksuzca kaybetmiştir. Kaldı ki iktidar tüm argümanları ile başkanları çalıştırmamak üzerine bir siyaset izlediği ortamda başkanlar kendi vizyonları ile yol almaktadır.  Pandemi sürecinde başta Sayın Mansur Yavaş olmak üzere, başarılı bir politikalar izlenmiştir. Ancak toplumdaki negatif algı bağımsız medya olmadan kolay kolay kırılamaz. Üniversiteleri ve sendikaları akraba şirketi olmuş bir ülkede muhalefet daha aktif olmalıdır.

Ülkenin yönetim biçimi değişirken CHP,  iki kritik hata yapmıştır. Birincisi hükümeti kurma görevi kendisine verilmeyen CHP,  gerekli demokratik reaksiyonu gösterememiştir, ikinci olarak da dokunulmazlıkları kaldırmak suretiyle tüm muhalefetin baskı altına girmesine neden olmuştur. Adalet yürüyüşü ile yerinden kalkan CHP örgütleri;  pasif bir final ile adeta yeniden sessizliğe bürünmüştür. Sulh Ceza Hâkimlikleri tarafından birçok CHP üyesi tutuklanmış durum ancak parti yönetimince kınanmakla geçiştirilmiştir. RTÜK eliyle muhalif kanallar terbiye edilmeye çalışılırken gerekli reaksiyon gösterilememiştir. CHP lideri Sayın Kılıçdaroğlu ; Ankara’da linç edilmek istenmiş , olay etkili bir soruşturma olmadan kapatılmıştır. CHP kendi gençliğine yanınızdayız mesajı verememekte kendi hukuki problemlerini dahi sadece Anayasa Mahkemesi’ne giderek çözmeye çalışmaktadır. Barolar bölünürken CHP sadece meclisten ses vermiştir. Hatta mühürsüz oy skandalında bile binlerce sandık görevlisi bitmiş bir halde evlerine dönmüş, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı seçim gecesi ortadan kaybolmuştur. Ekmeleddin faciası , referandum faciası yazmakla bitmez. CHP birçok kez penaltı kaçırmıştır.

Üye sayısı bir milyonu aşan, Sivas Kongresini ilk kurultayı sayan partinin tek başarısı son yerel seçimler olmamalıdır. Peki CHP neden iktidar olamamaktadır? CHP sol soysal demokrat kimliğinden zaman zaman sıyrılarak, sağa açılarak iktidarın kötü bir taklidi olmaya yeltenmektedir. Parti içi demokrasi ile disiplinsizlik birbirine karıştırılmaktadır. CHP’de dönem dönem lideri dışında iktidarın ekmeğine yağ süren açıklamalar yapılmaktadır. CHP karşı olduğu şeyleri açıkça ifade etmelidir. Kaçak güreşmemelidir.

Gelelim Kurultaya : CHP'nin Demokrat Parti iktidarı döneminde, 1959'da yaptığı kurultayda kabul edilen “İlk hedefler beyannamesi” benzeri bir manifestonun yayınlanacağı kurultayda, “devlet” anlayışı yeniden tanımlanacak, ceberut ve baskıcı devlet yerine, sosyal devlete vurgu yapılacak. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklayacağı manifesto ile parlamenter sistemi merkeze alan yeni Anayasa, ifade ve basın özgürlüğü, ekonomik kalkınmada devletin rolü konularında CHP'nin izleyeceği yol haritası kamuoyuna açıklanacak.Manifestoda ayrıca adalet vurgusu da yer alacak; Vatandaşını ezen değil, adaletiyle vatandaşını koruyan devlet tanımı da yapılacak. Peki CHP parti içinde demokrat mı? Mahalle Delegelerinin ilçe başkanını ,ilçe başkanlarının kurultay delegelerini belirlediği , ilçe başkanlarının kurultay delegesi olduğu, il başkanlarının partiye değil lidere bağlı olduğu bir sistemde lider değişikliği ancak iki şekilde olur. Birincisi lider bırakırsa ikincisi ağır bir seçim yenilgisi olursa (%15). CHP'de tüzük gereği Genel Başkan olabilmek için toplam 1356 olan delege sayısının yüzde 5'inin imzasını almak gerekiyor. Bu da yaklaşık 70 imzaya tekabül ediyor. 70 sayısı az gibi gözükse de lidere tam bağlı kadrolardan atanan kurultay delegelerinden imza almak bile kazanmakla eş değer.

Gelelim parti meclisine . CHP Tüzüğü’ne göre, ‘Genel Başkan ile Kurultayca seçilmiş altmış (60) üyeden oluşan’ Parti Meclisi, “iç ve dış gelişmelerle ilgili politika ve strateji kararları alır; yıllık bütçe ve bilançoyu onaylar; hükümet kurma, hükümete katılma, hükümetten çekilme konularında karar verir; seçimlere katılıp katılmama kararı alır, kontenjan adaylarını ve merkez yoklaması yoluyla belirlenmesi gereken adayları seçer”. Genel Başkanın anahtar liste oluşturduğu parti meclisini yalnızca birkaç aday delebiliyor. Bu kişilerde yalnızlaştırılıp bir yere aday yapılmıyorlar. CHP’de bir makama aday olabilmek için bizzat genel başkan ışık yakmalı. Çünkü ön seçim son zamanlarda oldukça dar bölgelerde uygulanıyor. Atamalar CHP’yi dar bir kadroya mahkûm ediyor. CHP’de alttan üste doğru bir yükselme değil tepeden inme bir aday profili ortaya çıkıyor. İttifaklı sistemde partinin öz evlatları liste dışında kalıyor. Bu durumda küskünlükler alıp başını gidiyor.

CHP 2023 seçimlerinde ilk kez oy kullanacak, tercihleriyle tüm siyasi dengeleri değiştirmesi bekleyen Z kuşağını kazanmak için de hazırlık yapıyor. Ancak Z kuşağının 70 yaşındaki bir lidere oy verip vermeyeceği hesaba katılmıyor. İktidara el vermeyen bu kuşak muhalefete de güvenmiyor.

CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı genel başkan adayı olacaklarını açıklayan İlhan Cihaner, Aytuğ Atıcı ve son olarak da Tolga Yarman harıl harıl imza toplamaya çalışıyorlar. Ancak bu adayların imzaları toplayamayacağını düşünüyorum. Belki toplanılırlarsa ancak 70’i bulurlar.

CHP ülkenin tüm değerlerinin aşındığı, baroların bölündüğü, çevrenin yağmalandığı, ekonominin dibe çöktüğü dönemde otel kulislerinden çözüm üretemez. CHP, yüzünü halka dönen, adalet özlemini kınayarak değil eylemle bütünleştiren, kooperatif yerel üretim üzerinden örgütlenen, 2023 seçimlerine bugünden hazırlanan, laikliğin ve demokrasiyi kırmızıçizgisi yapan, TAM BAĞIMSIZLIK ŞİARINA sahip çıkan bir yapıya bürünmedikçe ülkemiz demokrasi liginden düşecektir. CHP’nin tarih fırsatı kaçırırsa tahribat 50 /60 yıl sürecek. Ülkedeki muhalefetin umudu soldan gelecek antikapitalist ruhun dirilmesi.

Yeniden hukuk devleti yeniden tam çoğulcu parlamenter sistem, Mustafa Kemal’in ışığında bütünleşme, işte CHP’den beklenen…

Şimdi fanatiklerce linç edilebilirim.