İbrahim Karslı


ÇOCUĞUNUZDAN İZİN ALDINIZ MI?

Sosyal medya kullanım yaşı son yıllarda oldukça düştü. Bebeklerin bile anne ve babaların yönetiminde sosyal medya hesapları mevcut. Sosyal medyada çocuk fotoğrafı paylaşmanın hukuki açıdan göründüğü kadar masum bir eylem olmadığını bu makaleyi okuyunca anlayacaksınız. Hukuki açıdan 18 yaşından küçük her birey çocuktur.


Çocukların fotoğraflarının izinsiz paylaşılması hukuki açıdan çocuğun kişilik hakkı ihlali olarak görülmektedir. Bilinmelidir ki çocuk fotoğrafları çocuk istismarcıları tarafından da yakından takip edilebilmektedir. Bu durumda anne ve babaların çocuklarının fotoğraflarını paylaşırken iki kere düşünmeleri gerekir.

Sosyal medya hesapları ile kullanıcılar arasındaki ilişkinin bir dijital sözleşmeyle korunmaktadır. Popüler bir fotoğraf paylaşım sitesinin kullanım koşulları sekmesine tıkladığınızda; 13 yaşın altındaki çocuklara hesap açamadıklarını görmekteyiz. Aynı kullanım koşullarında “aile olarak siz hesap açarsanız biz bunu tam anlamıyla denetleyemiyoruz " ibaresi mevcuttur. Fakat çocuğunuzu rencide edecek fotoğraflar olursa 'biz bunu kaldırırız' gibi bir topluluk kuralı hizmet alana iletilmektedir.

Bununla birlikte bugün anne ve babaların çocuklarına sosyal medya hesabı açtıklarını görüyoruz. Çocuğun haklarını sosyal medya platformları değil ebeveynler korumak zorundadır. Bu nedenle çocuklarımızın özel anlarını fotoğraflarken çok daha hassas olmak durumundayız. Örneğin veliler çocuklarının banyo yaparken, plajda veya çocukların paylaşılmasını istemeyebileceği fotoğrafları paylaşmamaya özen göstermelidirler.

Çocuğun doğum tarihi, ismi gibi tüm kişisel bilgilerinin bizzat ebeveynleri tarafından ifşa edildiğini görmekteyiz. Kişisel Verilerin Korunması yönünde bir mevzuatımız var. Bu kapsamda belki çocuk reşit olduğunda veya daha öncesinde kişisel bilgileri açıklamak istemeyecektir.  Fakat velilerin hukuka aykırı davranışları nedeniyle sosyal medya platformunda bu bilgiler artık kamuya açık hale gelmiş olmaktadır.

Çocuğun ileride rahatsızlık duyacağı ihtimali göz ardı edilerek bunlar aile tarafından yapılan paylaşımların ileri de hukuki bir davaya konu olabileceği unutulmamalıdır. Örneğin bir sünnet fotoğrafı çocuğun ileride görülmesini istemeyeceği bir fotoğraf olabilir. Böylelikle çocuğun kişilik hakları zedelenmiş olur.

Çocuğu koruma kanununun da konumuz açısından göz ardı edilmemesi gerekir.  “Kanun kapsamında ebeveynliğin şekli; çocukların kendi gelişimlerinin sağlanacağı şekilde ebeveynlik olarak tanımlanmıştır. Çocuk sosyal medyaya konacak fotoğrafın paylaşılıp paylaşılmamasının ne anlama geldiğini düşünebilecek durumdaysa artık onu paylaşıp paylaşmama konusunda çocuğun düşüncesi alınmalıdır. Çocuk istemiyorsa o fotoğraf paylaşılmamalıdır. Bu noktada ebeveynler kendi velayet haklarını kötüye kullanırlarsa burada hukukun devreye girmesi düşünülebilir. Çocuk koruma kanunun kapsamında çocuğun korunmasına yönelik destekleyici tedbirlerin alınması için yasal mercilere başvurma hakkı da gündeme gelebilir.

Bu durum çocuk tacizcilerine de zemin hazırlamaktadır. Bir çocuğun görüntüsünü paylaştığınızda çocuk tacizcileri o çocuğun varlığından haberdar oluyor. Çocuğun gittiği okul, yaşadığı çevre, nerede bulunduğu yönünde onlara bilgi veriyor. Bu fotoğraflar çocuğun güvenliği konusunda da risk yaratabilir.

Kişinin istemediği fotoğrafların paylaşılmasının kişilik hakkı ihlalidir. Bu nedenle zamanında aile veya velayet hakkı sahibi çocuğa danışmadan fotoğraflarını paylaştıysa çocuk 18 yaşına girdiği anda bu fotoğrafları yayınlayanlara karşı dava açma hakkını elde eder. Ailenin o fotoğrafları kullanarak elde ettikleri gelirleri de onlardan isteme hakkı mevcuttur. Birçok sosyal ağ fenomeni çocuk ileride ailelerine dava açabilir.

Bu durumda artık çocuğunuzun fotoğrafını yayınlamadan önce fikrini almanızı öneririz.