Siyaset değişiyor…
Belediye başkanları geliyor, gidiyor…
Partiler birbirinin yerini alıyor…
Ama bazı isimler var ki, takvim yaprakları değişse de onlar hep aynı yerde duruyor.
Çayırova’nın kuruluş sürecinden bugüne uzanan bir isim: Vehbi Ergün.
İddialara göre, ilk belediye başkanı Timur Koç döneminden itibaren yerel yönetimlerle kurduğu ilişkilerle dikkat çeken, perde arkasında etkili olduğu konuşulan bir profil.
Yıllar geçiyor…
Başkanlar değişiyor…
Siyasi iklim sert rüzgârlarla savruluyor…
Ama o isim değişmiyor.
Peki kim bu Vehbi Ergün?
İlçede konuşulanlara bakıldığında ortaya çıkan tablo dikkat çekici.
Farklı siyasi dönemlerde, farklı yönetimlerle “uyumlu” çalışabilen bir isimden söz ediliyor.
Sadece uyumlu değil; çoğu zaman etkili olduğu iddia edilen bir figür.
Bu noktada en kritik başlık: gayrimenkul.
Kulislerde konuşulanlara göre yıllar içinde büyüyen ciddi bir taşınmaz portföyü…
Değeri katlanan arsalar…
Ve en çok tartışılan konu: imar süreçleri.
Çünkü Türkiye’de herkes bilir:
İmar, sadece şehirleri değil; kaderleri değiştirir.
Bir imza, bir plan değişikliği, bir karar…
Ve değersiz bir arazi bir anda servete dönüşebilir.
Tam da bu yüzden sorular büyüyor:
Bu büyüme nasıl gerçekleşti?
Hangi süreçlerle bu noktaya gelindi?
Bu sadece ticari bir başarı hikâyesi mi, yoksa ilişkilerin gücü mü devredeydi?
Bu soruların yanıtı net değil.
Ama kamuoyunda oluşan algı giderek netleşiyor.
Bir başka dikkat çeken başlık ise siyasi denge meselesi.
Vehbi Ergün’ün yalnızca iktidar cephesiyle değil, muhalefet kanadıyla da temas kurabildiği; hatta Cumhuriyet Halk Partisi içindeki kurultay süreçlerinde dahi adının kulislerde geçtiği öne sürülüyor. Ayrıca geçtiğimiz dönemde CHP kurultay delegesi görevini ifa etmişti. Çayırova Belediyesi’nde ise CHP’li bazı meclis üyelerinin üzerinde etki kurduğu iddiaları da gündemde.
Bu durum sıradan bir ilişki ağıyla açıklanabilir mi?
Yoksa bu, her dönemin kazananıyla aynı masada olabilme becerisi mi?
İşte tam burada mesele bireysel bir hikâyenin ötesine geçiyor.
Çünkü Türkiye’de vatandaşın en büyük sorunu artık ekonomik değil sadece;
güven.
İnsanlar şunu merak ediyor:
Kurallar gerçekten herkes için eşit mi?
Eğer öyleyse, neden bazı isimler her dönemde yükseliyor?
Neden bazı isimler hiçbir siyasi değişimden etkilenmiyor?
Ve neden bazı isimler hep en kritik alanlarda varlığını sürdürüyor?
Burada kimseyi peşinen suçlamak doğru değil.
Ancak şu da inkâr edilemez:
Şeffaflık yoksa, şüphe vardır.
Açıklık yoksa, tartışma büyür.
Bugün Çayırova’da konuşulan sadece bir kişi değil.
Bir düzen.
Siyaset üstü ilişkiler ağı…
Güce göre şekillenen pozisyonlar…
Ve her dönemde kazanan tarafta kalmayı başaran bir yapı…
Ve bu yapının merkezinde olduğu iddia edilen bir isim:
Vehbi Ergün.
Şimdi cevap bekleyen sorular ortada duruyor:
Bu iddialar ne kadar doğru?
Bu ilişkiler ağı gerçekten var mı?
Varsa kimler bu yapının içinde?
Ve en önemlisi…
Bu sorulara kim, ne zaman, hangi şeffaflıkla cevap verecek?
Çünkü bu sorular sadece bir ismi değil,
bir sistemin nasıl işlediğini de sorguluyor.
